31 Temmuz 2015 Cuma

Es-Selâm

Fatma Zehra Şahin
Kimdir?
21 Eylül 1990 tarihinde Almanya’nın İngolstadt şehrinde doğdu. İlköğretimini Ankara’da, orta ve lise öğretimini memleketi olan Sivas’ta tamamladı. Sonra Tokat ili Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde eğitim fakültesini tamamladı ve  ilk kitabı olan Mabeyn’i yazmaya başladı. 40’lar kulübü ile tanıştı ve burada 4 kitapta yazıları yayımlandı. Mukaddesat isminde bir e-dergi içerisinde de denemeleri yayınlandı. Gaziantep’in Nizip ilçesinin Köseler Köyü’ne Bilişim Teknolojileri Öğretmeni olarak atandı. Şu an köy öğretmenliğine devam etmektedir.

Es-Selâm
     A'maya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük ve günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklar. (Nur Suresi-61.ayet)

     Şüphesiz ki sözlerin en güzeli sözü de sözü söyleyeni de yaratana aittir. Bu sebepten söze O’nun sözüyle başlamak daha münasiptir.  Bilinir ki Allah(C.C.)’ın isimlerinden biridir Es-Selâm. Selâmette olan, selâmete çıkaran anlamlarına gelir. Öyleyse, O’nun da razı olacağı sözler söylemek, yazmak duasıyla “Es-Selâmu Aleyküm” diyelim.

     Selâm, müminin diğer mümin kardeşlerine en güzel dilek ve temennilerini sunma şeklidir. Selâm hayırla gelmenin, hayırla gitmenin, hayırla başlamanın, hayırla bitirmenin  duasıdır. Ve yaratan öyle merhametlidir ki, mümin kardeşine hayır dua ile yaklaşanı, hayır dua ile ayrılanı müjdelemiştir.

     Ebû Hüreyre (ra)’den rivayete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki; İman etmeden Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmeden de iman etmiş olmazsınız. Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir işi göstereyim mi? Selâmı aranızda yaygınlaştırınız.” (Müslim, İman: 17; Ebû Dâvûd, Edeb: 27)

     Öyleyse hak söyleyip, hak yolda olmak adına çıkılan yolda bizimle olanlara selam olsun. Aklına, fikrine, gönlüne çalışanlara; gönül yolunda çalışmaya gönlü olanlara selam olsun. Zalime karşı mazlumun yanında söylemeye iki çift lafı olanlara selam olsun. Selam olsun rıza-i ilahi için okuyana yazana, anlayana, anlatana.

     Bir de dervişçe söylemek gerekirse; aşkınız cemal, cemaliniz nur, nurunuz ayn olsun!

     Hak yolda söz söylemek gibi büyük, çetin ve tehlikeli bir yangınla tutuştuk. Dilimiz döndüğünce nasip ettiği kadarıyla kelâm etmek derdine düştük. Tüm iddialardan sıyrılıp bir meczubun aşkıyla kağıda kaleme koştuk. Allah doğru söylete, doğru yaşata…

    
                                                                               
    



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder