Fatma
Dumlupınar
Kimdir?
1981
Ankara doğumludur. İlk ve Orta öğrenimini Ankara Altındağ’da bulunan Peyami
Safa İlköğretim Okulu’nda, liseyi Mamak İmam-Hatip Lisesi’nde tamamlamıştır.
Mezun olacağı sene çıkan katsayı problemi ve başörtüsü problemi sebebiyle
üniversite eğitimine ara vermek zorunda kalmıştır. Güzel Konuşma ve Yazma,
Grafik Tasarım Kursu ve TV Yapım yöntemleri alanında çeşitli kurslar almıştır.
Öğrenimine İlahiyat Fakültesinde devam etmektedir. Şu an Memur-Sen
Konfederasyonu’nda çalışmaktadır.
Nereden
başlamalı?
‘Dünya bütün masumiyetini kaybedip giderek çekilmez
bir hal alıyor’ demek geliyor içimden.
En çok da kalabalıklar içerisinde sarıyorsa bu
intiba,
En yoğun sokaklar, yoğun kafalar, boşaltılmış
hayatlar.
Kimse mutlu değil, bu memleket giderek daha çok
omzumuzda.
Hepimiz mutsuz çoğunluklarız ve ortak bir güven
kaybı en koyu bileşkemiz.
Bundan evvel daha çok umutluyduk aydınlık
Türkiye’den bu kesin,
Sağlam bir zemine oturtamadığımız geleceklerimiz
kafamızda bilmece ve giderek derinleşiyor ayrılıklarımız.
Manalarımız rakamlar arasında boğuldu.
Peki, ne yapmalı?
Bir amaç edinmeli, gelecek bir medeniyet inşası bekliyor. Bu ancak kendini inşa etmek ile mümkün. Zira en
başta insan ve dönüp dolaşıp insandan neşet buluyor her şey; Şeyh Galip’ten
güzel bir beyitle ve dilimize pelesenk kabilinde: “Hoşça bak zatına kim zübde-i
âlemsin sen, Merdüm-i dide-i ekvan olan âdemsin sen.”(*)
Temel sorun yeniden insanı çıkarmak derinden. İnsani
değerler peşi sıra. Herkes için sağlam bir zemine oturmuş adalet tesisi ve
Nurettin Topçu’nun deyimiyle bir ideal gençlik yetiştirmek olmalı ortak
gayemiz.
Aslında belki maddeden değil manadan alırdık evvel
zamanda biz bütün güzellikleri, belki çok değil kısa zaman, bir süre mevcuttan tükettik, hazırdan yedik
deyim yerindeyse, hazıra dağ mı dayanır yetmedi nihayetinde… Ama ne hikmetse
tamamen kaybolmuyor, paslandı sadece ve bir üflesek belki çarklar işler yine. Nereye
ait olduğumuzu, hangi gruba mensup olduğumuzu bir anlık unutsak ve ortak
değerlerimize sarılabilirsek ve topyekûn gayretimiz ortak idealimiz için olsa.
Yine meseleye dönecek olursak: Yeniden bir yönelişle inşa olur medeniyet,
temas etmekle; gelecek nesiller de kendinden emin gençlerle olabilir ancak. Kendinden
emin olmak ise çalışmakla. Yitik malımızdır ilim, topluca arayış içinde olursak
neden bulunmasın?
Ve yine yeniden söyleyecek olursak; önce kendinden
başlamak ve sonra gitmek en ücra yere kadar ve tepeden tırnağa barışmak tüm
tabiatla, yerdeki karıncayla; hülasa yeniden inşa etmek için geleceği önce
umudu yeşertmeli…
(*)"Kendine güzelce bak ki, âlemin özü sensin.
Sen varlığın gözünün bebeği olan âdemsin."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder