31 Temmuz 2015 Cuma

Nereden başlamalı?

Fatma Dumlupınar
Kimdir?
1981 Ankara doğumludur. İlk ve Orta öğrenimini Ankara Altındağ’da bulunan Peyami Safa İlköğretim Okulu’nda, liseyi Mamak İmam-Hatip Lisesi’nde tamamlamıştır. Mezun olacağı sene çıkan katsayı problemi ve başörtüsü problemi sebebiyle üniversite eğitimine ara vermek zorunda kalmıştır. Güzel Konuşma ve Yazma, Grafik Tasarım Kursu ve TV Yapım yöntemleri alanında çeşitli kurslar almıştır. Öğrenimine İlahiyat Fakültesinde devam etmektedir. Şu an Memur-Sen Konfederasyonu’nda çalışmaktadır. 

Nereden başlamalı?
‘Dünya bütün masumiyetini kaybedip giderek çekilmez bir hal alıyor’ demek geliyor içimden.
En çok da kalabalıklar içerisinde sarıyorsa bu intiba,
En yoğun sokaklar, yoğun kafalar, boşaltılmış hayatlar.
Kimse mutlu değil, bu memleket giderek daha çok omzumuzda.
Hepimiz mutsuz çoğunluklarız ve ortak bir güven kaybı en koyu bileşkemiz.
Bundan evvel daha çok umutluyduk aydınlık Türkiye’den bu kesin,
Sağlam bir zemine oturtamadığımız geleceklerimiz kafamızda bilmece ve giderek derinleşiyor ayrılıklarımız.
Manalarımız rakamlar arasında boğuldu.
Peki, ne yapmalı?
Bir amaç edinmeli, gelecek bir medeniyet inşası bekliyor.  Bu ancak kendini inşa etmek ile mümkün. Zira en başta insan ve dönüp dolaşıp insandan neşet buluyor her şey; Şeyh Galip’ten güzel bir beyitle ve dilimize pelesenk kabilinde: “Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dide-i ekvan olan âdemsin sen.”(*)
Temel sorun yeniden insanı çıkarmak derinden. İnsani değerler peşi sıra. Herkes için sağlam bir zemine oturmuş adalet tesisi ve Nurettin Topçu’nun deyimiyle bir ideal gençlik yetiştirmek olmalı ortak gayemiz.
Aslında belki maddeden değil manadan alırdık evvel zamanda biz bütün güzellikleri, belki çok değil kısa zaman,  bir süre mevcuttan tükettik, hazırdan yedik deyim yerindeyse, hazıra dağ mı dayanır yetmedi nihayetinde… Ama ne hikmetse tamamen kaybolmuyor, paslandı sadece ve bir üflesek belki çarklar işler yine. Nereye ait olduğumuzu, hangi gruba mensup olduğumuzu bir anlık unutsak ve ortak değerlerimize sarılabilirsek ve topyekûn gayretimiz ortak idealimiz için olsa.
Yine meseleye dönecek olursak:  Yeniden bir yönelişle inşa olur medeniyet, temas etmekle; gelecek nesiller de kendinden emin gençlerle olabilir ancak. Kendinden emin olmak ise çalışmakla. Yitik malımızdır ilim, topluca arayış içinde olursak neden bulunmasın?
Ve yine yeniden söyleyecek olursak; önce kendinden başlamak ve sonra gitmek en ücra yere kadar ve tepeden tırnağa barışmak tüm tabiatla, yerdeki karıncayla; hülasa yeniden inşa etmek için geleceği önce umudu yeşertmeli…
(*)"Kendine güzelce bak ki, âlemin özü sensin. Sen varlığın gözünün bebeği olan âdemsin."



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder